‘scarlet johansson’ etiketine sahip yazılar
girl with a pearl earring
eski zamanların ingilteresinde (şimdi imdbden baktım da hollanda da olabilir, zaten isimlerden şüphelenmiştim) scarlett johanson‘un canlandırdığı griet isimli genç hizmetçi kız ünlü ve yetenekli bir ressam olan johannes vermeer‘in evinde işe başlar ve olaylar gelişir. kızın duru bir güzelliği vardır ve bu evin efendisinin dikkatini kısa sürede çeker. resmini çizmelidir ama nasıl olacaktır. o zamanın ingiliz (ya da hollandalı, honolululu değil) toplumu çok yobazdır. efendilerin hizmetçi kızların resimlerini çizmelerine hoş bakılmamaktadır. falan filan…
çok sıkıcı bir filmdi. bir masal düşünün yukarıda anlattığım gibi, doğru dürüst bir olay örgüsü yok. birbirini takip eden benzer günlerden bahsediyorum, çekingen hizmetçiler, kıskanç hanımlar ve sessizliği karizmatiklik sanan efendilerden. hepsinde bir şaşkınlık ifadesi. gözler bir türlü nerde duracaklarını bilemiyorlar, ağızları aa dercesine açık, ne diyecekleri konusunda da bir fikirleri yok.
çok sıkıldım demiştim dimi. ondan bu kadar eleştiriyorum zaten. biraz eğlenelim diye film izliyoruz daha da sıkılıyoruz. izlenmese de olur fimleri kategorisine yazabiliriz.
the prestige
süpper bir film sayın seyirciler. beklediğim kadar varmış, beklediğime değmiş. ben boşuna “prestige diye bi film varmış arkadaş söyledi süpermiş bulup indirmeliyiz” demedim iki ay boyunca.
ilk sahnesinden başlayarak 130 dakika boyunca dinmeyen bir heyecan, birbiri ardına gelen merak unsurları ve gerilim ile çok güzel bir sihirbazlık filmi. the illusionist gibi sıkıp sıkıp sonunda şoke etmiyor, periyodlar halinde sürekli şaşırtıyor, hiç de sıkmıyor. çünkü film iki eski arkadaşın, londra’nın en iyi iki sihirbazının zamanla gelişen ve her aşamada daha da şiddetlenen düşmanlıklarını, birbirlerinin numaralarını öğrenip daha iyisini yapma çabalarını anlatıyor. şimdi ne olacak, bu sefer kurtulamaz diye diye neler görüyor, kaç yaşınıza daha giriyorsunuz, ben söylemeyim siz izleyin.
the prestige‘i yine kendisinin yönettiği memento, insomnia, following filmlerini izlediğim christopher nolan yönetmiş. cümle bozuk mu oldu ne anlamadım ama bu adamın tüm filmlerini izlemek lazım. toputopu 8 filmi varmış, ben 4ünü izlemiş oldum. insomnia güzeldi, diğerleri süpper..
oyuncu kadrosu da göz doldurucu. sihirbazlarımızı gözüm biyerden ısırıyor ama nerden diyip hatırlayamadığım hugh jackman ve the machinist filmindeki rolüne hayran kaldığım christian bale oynuyor; ki kendisi bu filmde baya kilolu, sağlıklı. verdiği onca kiloyu geri almış. birisi iyiyi birisi kötüyü oynuyor.
iki başrol oyuncusunun dışında michael caine, scarlett johansson ve nicola tesla‘yı canlandıran david bowie var. evet filmde nicola tesla da var. edison görünmüyor ama bolca bahsi geçiyor, adamları ortalıkta fink atıyor.
iki oscar ve birkaç başka ödül adaylıkları olmuş ama hiçbirini vermemişler. vermesinler zaten istemeyiz onların ödülünü. dondurmam gaymak‘ın aday adayı olduğu bir ödülü kim ister sorarım? izleyin pişman olmayacaksınız. keşke ben tekrar izleyebilsem. ama malesef tüm numaraları biliyorum. ama ama belki biriyle izleyip “bak şimdi adam şurdan çıkacak” diyerekten gıcıklık yapabilirim.


