‘casey affleck’ etiketine sahip yazılar
gone baby gone
ne manaya geldiğinden emin değilim. filmde “she’s gone baby, gone” gibi bir cümle içinde kullanıldığını duydum. “gettiiii, göz göre göre getti kız” gibi bir ağıt cümlesi olduğunu varsayıyorum.
.
kısa süre önce şerrefsiz robert redford rolünde izleyip nefret ettiğimcasey affleck‘in özel dedektifi (patrick) oynadığı, işin içinde fbi’ın değil yerel polisin olduğu uzun metrajlı bir without a trace ile karşı karşıyayız. kaçırılan çocuklar, adamı küfür manyağı eden kahrolası şişko amerikalılar var. patrik ise saf, iyi çocuk. satan satana, bini bir para. burdan kendisine iki çift lafım var. belki de üç, henüz saymadım. birincisi, kelimeleri çok yutuyosun ne dediğin anlaşılmıyor. anadili ingilizce olanlar bile seni anlamak için altyazıya ihtiyaç duyabilir. ikincisi doğru kararı mı verdin bilmiyorum ama üzülme değmez. elini sallasan ellisi, daha iyilerini bulursun. üçüncüsü çok iyi oyuncusun ama robert redford seni daha bir açıyor.
.
10 üzerinden 6.5.. söylendiği kadar iyi değilmiş..
Sacid: ya biri öldürsün şunu
zü: o kim
Sacid: korkak robert ford
zü: uf anlamıyorum
Sacid: ya brad pitt i vurdu
korkakça
haince
zü: hea
o filmi izliyosun
Sacid: öğlenden beri izliyorum evet
bitmiyo anlamadım
zü: bende son sayfaya geldim
Sacid: huh bitti
blog yazıcam
zü: yaz hadi
Sacid: nası başlayacağımı bilemiyorum ya
zü: selam de başla
.
selam,
oldukça uzun zamandır bloga yazacak bişey bulamamam ve bunun neticesinde ziyaretçi sayımın yerlerde seyretmesi mi beni bu film hakkında birşeyler yazmaya itti, yoksa ali usta yazmış benim ne eksiğim var diye mi düşündüm bilmiyorum ama sanırım robert ford için hazırladığım lafların da bunda katkısı vardır.
.
yukarıdaki diyalogdan da anladığınız gibi robert ford brad pitt’in canlandırdığı jesse james’in katili. aslında katil denemez, öldürüveni daha doğru olur. ama ayrıntıya girmeyim, belki izlersiniz. e öldürdüğünü söyledin daha ne spoiler vereceksin demeyin. öldürdüğü belli zaten, filmin isminde yazıyor bu. jesse james hakkında kitaplar yazılmış, hikayeler anlatılagelen bir kanun kaçağı, robert ford ise çocukluğundan beri jesse’ye dair bulduğu herşeyi saklayan bir karaktersiz, ezik mi ezik, kendine güvensiz, özenti, şerrefsizin önde gideni.
.
jesse robert’a güveniyor ve olaylar gelişiyor. gerisi 160 dakika süren biyografik bir film. bu nedenle kurgusu film gibi değil, kesik kesik. ki bu benim hoşuma gitmedi. olayları takip etmekten zorlandığınız gibi zamanın amerikasında insanlardan isimleri ve soyadlarıyla bahsedildiği için konuşmaları da takip etmekte zorlanıyorsunuz. bu kurguyu daha da zorlaştırıyor. ya da senaryoyu. her neyse.

yalnız şunu beğendim. film dondurulduğunda müthiş fotoğraflar olacak penceresinden güneş giren boş bir odanın tam ortasındaki sandalye, kulubenin penceresinden görünen düzlükte kıvrılıp giden yoldaki atlı ya da buharlı trenin dumanı içinden çıkıp gelen adam gibi karelerle dolu. brad pitt zaten iyi bir oyuncu biliyoruz (vurulma sahnesi korkuttu). robert ford’u canlandıran casey affleck‘miş onu da az önce öğrendim. ben bu adamı bir yerden hatırlıyorum diyordum, o da last kiss filmiymiş. o filmde de şerrefsizin önde gideni bir kocayı canlandırıyordu. bilerek mi seçiyor böyle rolleri bilmiyorum ama çok iyi canlandırıyor. o değil de bu casey’nin abisi ben affleck’in yönettiği gone baby gone iyi filmmiş. sözlüğün yalançısıyım.
.
sonuç olarak the assasination of jesse james by the coward robert ford‘a 10 üzerinden 7 puan veriyorum. daha sıkı çalışmalısın dostum..
Bired Pit ne oynasa yakışıyor. Ailecek izliyoruz, beğeniyle takip ediyoruz.

Siz de izleyin, izledikten sonra filmin müziklerini de dinleyin.



