bolt

bolt akla jim carrey‘nin başrol oynadığı the truman show‘u getiren bir animasyon. ilk dakikalarda yüksek aksiyon içeren sahnelerde gördüğümüz, sırtında şimşek simgesi bulunan bolt isimli köpeğin ilerki dakikalarda aslında bir dizi yıldızı olduğunu ama kendisinin bunun farkında olmadığını, bir bakıma jim carrey ile aynı halde olduğunu anlıyoruz. bolt sahibesi penny ile kötü adamlardan kaçarken birşeyler yanlış gidiyor ve işler çığrından çıkıyor. burda neler olduğunu ve filmin konusunun ne olduğunu anlatacak değilim tabi. konu için bu kadar konuşmam bile fazla diyip beğendim mi beğenmedim mi olayına geçiyorum.

beğendim. hayvanlar ve insanlar dosttur, sevgi herşeyi yener gibisinden hafif bir mesaj içeriği olsa da çok abartılmamıştı ki bilindiği üzere animasyonda mesaja gıcığım. karakterler eğlenceliydi. özellikle bolt’un filmin çeşitli yerlerinde muhatap olmak zorunda kaldığı güvercinler çok iyiydi. “bi güvercin konuşabilse nasıl görünürdü”nün yanıtı verilmiş. kediler komikti, ki zaten komik adamlar kediler. fare de çok matraktı. animasyonun amacı eğlendirmek olduğuna göre (en azından ben öyle düşünüyorum) çok başarılıydı diyebilirim. 

ben ingilizce dublaj türkçe altyazı izledim. türkçe dublajlı izlemek de keyifli olabilir diye düşünüyorum. altyazıyı okuyum derken güvercinlerin kafa hareketlerini iyi takip edemedim :)

 

Bookmark and Share

Sahtekar

Başrollünü Christine Collins rolünde Angelina Jolie’nin oynadığı ve John Malkovich’in eşlik ettiği bir Clint Eastwood filmi Sahtekar (Changeling). Bir tatil günü arkadaşının yerine işe gitmek zorunda kalan Christine, döndüğünde oğlunun evde olmadığını anlamasıyla başlayan hikaye, New York polisinin birkaç ay sonra oğlu diye bir başka çocuğu Christine’e getirmesiyle devam eden; polisiye, dram, politik bir film.

Gerçek bir hikayeye dayanıyor olması ve Angelina Jolie’nin çok başarılı oyunculuğu, yüz kırk dakikalık bu filmi izlerken sıkılmamamızı ve filmden kopmamamızı sağlayan en büyük etkenlerden biri.

New York polisinin olayları örtbas etmedeki başarısı ve hükümetin de buna destek çıkması, körler sağırlar birbirini ağırlar zincirinin “düzgün (!)” işlediğinde nasıl sonuçlar doğurabildiğini göstermesi açısından film önemli. Ama bir siyasi-politik eleştiri filmi olarak izlememekte fayda var çünkü asıl amaç bu değil (gibi). Eğer böyle bir film izlemek istiyorsanız 1973 yapımı Al Pacino filmi olan Serpico’yu izlemek çok daha doğru bir tercih olacaktır.

Filme gelen eleştirilerden biri, filmde sürekli yapılan “Oscar” vurgusu. Beni rahatsız etmedi. Bize Oscar verin diye algılamadım ben. Kaldı ki bunu yapmışlarsa bile eleştirilecek bir husus olmadığı kanaatindeyim. Neticede ödül, herkes almak ister. Ki Angelina Jolie bunu kesinlikle hakediyor.

Son olarak, filmin sonundaki şu diyalog için bile izlenilir bir film oluyor benim için:

- …It gives me something I didn’t have before tonight.

- What’s that?

- Hope.

On üzerinden sekiz puan ediyor film benim dereceme göre. Tavsiye olunur.

Bookmark and Share

pride and glory

bundan sanırım bir yıl fln önce edward norton‘ın yeni filmi neymiş diye bakarken farketmiştim bu pride and glory‘i. türkiye’de zafer ve gurur ismiyle gösterime girdi, aliusta izleyip çok da bi numarası yok gibi bir yorum yaptı, yanılmıyorsam 7-8 arası puan vereceğini söyledi.

nihayet ben de izledim. önce konusunu söyleyim, sonra fikrime geçerim. edward norton yani raymond tierney zamanında ne olduğunu bilmediğimiz kötü olaylar yaşamış ve polislik şevki kırılmış bir new york polis departmanı elemanıdır. babası emniyet amiri gibi bişey, abisi komiser gibi bişeydir. aile kızlarını da yine polis olan jimmy eagan ile evlendirmiş ve mutlu sülale imajı çizmektedir.

film nypd polislerinin katıldığı bir amerikan futbolu mücadelesi ile başlıyor, bu arada 4 polisin öldüğü bir olay haberi geliyor. olay soruşturulurken gizli gerçekler ortaya çıkıp mutlu sülale imajını sarsmaya başlıyor, zor kararlar alınıyor ve dramlar yaşanıyor.

pride and glory temposu yerinde, daha önce izlediğimiz örneklerinden farkı iyi çekilmiş ve edward norton tarafından canlandırılan bir karakteri olması olan bir polisiye drama. ne çok iyi ne kötü, sıkılmadan izlenebilecek bir film. aliusta gibi 7-8 arası bir puanı hakettiğini düşünüyorum.

 

Bookmark and Share