the curious case of benjamin button
slumdog millionaire filmi ile oscarda kapışan ve mağlup olan, imdb’ye göre 6 şubat 2009′da gösterime giren türkçesiyle benjamin button’ın tuhaf hikayesi‘ni aylar sonra nihayet izleyebildim. david fincher‘ın yönettiği, brad pitt ve cate blanchett‘ın başrollerini paylaştığı film 3 oscar kazandı, geri kalanların çoğunu slumdog millionaire’e kaptırdı. karşısında böylesine popülerleşmiş bir yapım olmasaydı çok daha fazla kazanabilirdi.

166 dakika (2:46) süren film 1900′lerin 1. dünya savaşı sonrasına gelen döneminde geçiyor. yani bir kısmı, asıl hikaye. zaten çoğunuz izlemişsinizdir sanırım, izlemeyenler de benjamin button’ın olayının ne olduğunu duymuş okumuştur diyerekten amman spoiler olmasın diye kasmıyorum kendimi. benjamin button yaşam çizgisi ters başlayan bir insan. yüzüne bakılmayacak kadar çirkin doğuyor ve hayatının son demlerini yaşayan insanlarla bir huzurevinde büyüyor. büyüyor ama aslında küçülüyor. küçülürken hayatı öğreniyor, yaşama ve ölüme ilişkin fikirler ediniyor.
benjamin button yani brad pitt kendi hikayesini kendi ağzından anlatıyor. filmin yarısından biraz fazlasında da şahsen görünüyor. benjamin button’ı filmde 7 kişi canlandırmış. 3′ü yaşlılık, 3′ü çocukluk ve biri de brad pitt yani yetişkinlik ve gençlik.
şahsen çocukluk hariç tamamını beğendim. çocukluktan kastım benjamin button’ın gerçek çocukluğu, yani filmin sonu. keşke brad pitt canlandırabildiği kadarı olsa, sonra bir trafik kazası fln geçirip ölseydi diye düşündüm. çocukluk kısımları yeter artık finali yapalım havasında düşünülmüş sanki. beni tatmin etmedi. onun dışında yaklaşık 3 saat olan filmi 1,5 kez izledim. hiç sıkılmadım, çok da hoşuma gitti. tavsiye ederim. 10 üzerinden de 9 puan veririm.
bu arada, benjamin button’ı izlerken aklıma the man from earth filmi geldi. orda da yaşlanmayan, hep aynı yaşayan bir adam vardı. dünyayı geziyordu ve çok şey biliyordu. çok şey. keşke yaşlanmayan bir adamın dünyayı gezdiği, önemli olaylara şahit olduğu, önemli insanlarla tanıştığı bir film yapılsa. hatta dizi. ne güzel olurdu.





