04 Nis 2007

the prestige

Yazar: sacidu

süpper bir film sayın seyirciler. beklediğim kadar varmış, beklediğime değmiş. ben boşuna “prestige diye bi film varmış arkadaş söyledi süpermiş bulup indirmeliyiz” demedim iki ay boyunca.

ilk sahnesinden başlayarak 130 dakika boyunca dinmeyen bir heyecan, birbiri ardına gelen merak unsurları ve gerilim ile çok güzel bir sihirbazlık filmi. the illusionist gibi sıkıp sıkıp sonunda şoke etmiyor, periyodlar halinde sürekli şaşırtıyor, hiç de sıkmıyor. çünkü film iki eski arkadaşın, londra’nın en iyi iki sihirbazının zamanla gelişen ve her aşamada daha da şiddetlenen düşmanlıklarını, birbirlerinin numaralarını öğrenip daha iyisini yapma çabalarını anlatıyor. şimdi ne olacak, bu sefer kurtulamaz diye diye neler görüyor, kaç yaşınıza daha giriyorsunuz, ben söylemeyim siz izleyin.

the prestige
‘i yine kendisinin yönettiği memento, insomnia, following filmlerini izlediğim christopher nolan yönetmiş. cümle bozuk mu oldu ne anlamadım ama bu adamın tüm filmlerini izlemek lazım. toputopu 8 filmi varmış, ben 4ünü izlemiş oldum. insomnia güzeldi, diğerleri süpper..

oyuncu kadrosu da göz doldurucu. sihirbazlarımızı gözüm biyerden ısırıyor ama nerden diyip hatırlayamadığım hugh jackman ve the machinist filmindeki rolüne hayran kaldığım christian bale oynuyor; ki kendisi bu filmde baya kilolu, sağlıklı. verdiği onca kiloyu geri almış. birisi iyiyi birisi kötüyü oynuyor.

iki başrol oyuncusunun dışında michael caine, scarlett johansson ve nicola tesla‘yı canlandıran david bowie var. evet filmde nicola tesla da var. edison görünmüyor ama bolca bahsi geçiyor, adamları ortalıkta fink atıyor.

iki oscar ve birkaç başka ödül adaylıkları olmuş ama hiçbirini vermemişler. vermesinler zaten istemeyiz onların ödülünü. dondurmam gaymak‘ın aday adayı olduğu bir ödülü kim ister sorarım? izleyin pişman olmayacaksınız. keşke ben tekrar izleyebilsem. ama malesef tüm numaraları biliyorum. ama ama belki biriyle izleyip “bak şimdi adam şurdan çıkacak” diyerekten gıcıklık yapabilirim.

4 yorum yapılmış:

  1. muhsin demiş ki:

    bu hugh jackman swordfish deki hacker abimiz miş ya ben de diyom bu adam kimdi, bi de x-men denen filmlerdeki adam. lakin christian bale i tanıyamadım adam kilo alınca alakasız bişey olmuş, machinist teki hali ne kadar ölecekmiş gibi gösterse de daha karizmatik.
    filme gelince iyi güzel sürükleyici de, başka sihirbazlık filmi çekilmesin lütfen kamuoyu oluşturalım derim acizane.

  2. sac demiş ki:

    hakkaten ya xmen’deki adam oydu hatırladım. ama swordfish’dekini çıkaramadım. sanki o kadar yapılı biri değildi. ezik bi tip hatırlıyorum.

    bende christian’ın zayıf halini daha çok sevdim. o kilo versin, başka da sihirbazlık filmi yapmasınlar :)

  3. sabahnur demiş ki:

    arkadasım meger bunu ovüp duruyormus bense yanlış anlayıp gidip ilizyonisti almıstım. ilizyonist fena değil sonu en hareketli yeri:) gerci prens intihar etmeden once, esas kızı öldürmediğini bu işi ilizyonistin duzenlediğini soylerken ona inanıp “aaaa doğru ya” diye sonunu cozmustum:)

    bunlardan alakasız bir de russel crowe filmlerini öneririm sacid, “cinderalla man***” “master and commander****” “a beautiful mind*****”… yıldızlarla da begeni derecemi gösterdim:))

    iyi seyirler

  4. sac demiş ki:

    illüzyonist prestige’e göre yavşa bir film. içeriği az. prestige’de bir sürü şey oluyor. illüzyonist’de hep aynı şey. hayalet çıkıyo konuşuyo fln :)

    a beautiful mind’o izledim. cinderella neden olmasın :)

    teşekkürler. prestige i izleyince de yorumunu bekliyorum :)

Yorum yapın