Mayıs, 2006 tarihine ait arşiv
snatch çok hakikatli bir film, daha önce söylemiş miydim bilmiyorum. yeni farketmiş değilim bunu ama. ben bu filmi birden fazla kez izledim zaten. aynı big lebowskide olduğu gibi bir şekilde kaybedip yeniden edindim. orjinaldir, türkçe dublajlıdır dedim alırken. biliyorum çünkü türkçe dublajının çok iyi yapıldığını. adamların orjinal sesleri de türkçe dublajdaki gibi olmalı demiştim izlediğimde. hatta mesela brick top izleseydi benim o izlediğim türkçe dublajlı halini snatch’in, bu ses bana kendiminkinden iyi gidiyor derdi. o kadar iddialıyım yani.
ama nerden bileyim ben dublajların farklı olacağını. adam bulamamışlar sanırım seslendirecek. bilumum belgesel ve haber programı seslendiricisini buluşturmuş snatch dublajı yaptırmışlar. erıl diye bir elaman vardı (türktür belki eroldur adı, benzemiyorda değil), çok tanıdık bir belgesel sesiyle konuşuyordu. aha dedim şimdi başlayacak altaylar hakkında atıp tutmaya. oysa adam mafyacı. o da öyle bir meslek. mafyacılık..
neyse.. benim o beğendiğim türkçe dublaj değilmiş yani. yine de güzel ama. filmin hiç dinmeyen temposu belgesel izlediğiniz hissine kapılmanızı engelliyor. ben son ana kadar “ya şu adam cem öğretir (cnn turk haber bülteni sunucusu) değilmi” diyerek izledim ama . siz öyle olmazsınız belki eğer ilk defa izliyorsanız.
filmin konusu hakkında felan birşey söylemiyorum. herkes izlesin, müziklerini indirsin. kurgunun karmaşıklığına şaşırsın. bir ipucu; dublörün dilemmasını sevdiyseniz snatch’i de seversiniz. brad pitt ve benicio del toro oynuyor. zira benicio abimi çok severim. brad için bişey demeye gerek yok zaten çok sevdiğim bir arkadaşımdır. gerçi msnde engellediğim doğru ama..
bir de lock stock and two smoking barrels var. dediler ki snatch’ benzer bu film, edin izle. edindim efendim. indirdim internetten bir sürü uğraşıp. gerçekten o da snatch tarzı bir kurguya ve zeka ürünü karakterlere sahip. hakikatli bir film yine anlayacağınız. lakin filmin orjinal dublajı ingiliz ingilizcesi. nedir yani? çok hızlı konuşuyor adamlar. zaten ingilizlerin öyle bir olayı var. çok formaller. formal deniyordu di mi? kağıttan konuşuyolar sanki. ezberlemişler repliklerini. böyle herkes ne diyeceğini biliyor. düşünme payı yok. karşıdakinin cümlesi bittiği an başlarsın kendininkini söylemeye zihniyeti hakim. işte lock stock and two smoking barrels’ın dublajı da böyle. divx filmlere altyazı yükler gibi dublaj yükleme imkanı olsa keşke. ama yok. sözlükte yazdım ben bu filmin dublajını sevmedim diye. zamanın ötesine geçti. sen nasıl sevmezsin ingiliz ingilizcesini kardeşim dediler döveceklerdi beni nerdeyse. sekerek kaçtım efendim. altıncı nesilliğin altıda beşi kaçmaktır..


